KOÇLAR TARAFINDAN EN SIK YAPILAN 10 HATA

Koçlar tarafından en sık olarak yapılan 10 koçluk hatasını aşağıda bulabilirsiniz. Aşağıdaki rehberi kendinize bir mentor koç olarak kullanabilirsiniz. Liste Uluslararası Koçluk Federasyonu‘undan Marion Franklin, MCC tarafından hazırlanmıştır. Biraz dikkatli olursanız eminiz bu hatalardan rahatça kurtulabilirsiniz.

1. Koçlukta Farkına varmadan hikayenin içine çekilmek.

Danışanlarımız içinde bulundukları durumla bize geldiklerinde, yaşadıkları duruma dair birçok ayrıntıyı ve gerçeğe dair kendi versiyonlarını anlatırlar. Ancak koçluk sırasında bunları araştırıp sorguladığımızda, zorlukların arkasında yatan duyguyu aramamız çok önemlidir, çünkü değişimin gerçekleşmesi gereken yer burasıdır. Hikayede anlatılanlarla kısıtlı kalırsak, bu zorluğun arkasında yatanı bulmak yerine, geçici bir çözüm ya da strateji sağlamak isteriz. Örneğin “Annem yapmamı istediği bir şeyi hatırlatmak için beni iki kez aradı”. Arkasında yatan duygu “rahatsız olmuş”, “sinirlenmiş”, “küçümsenmiş”, “yeterince iyi değilim” olabilir.

2. Koçun Sessizlik için yeterince zaman bırakmaması.

Çünkü bize soru sormamız ve merak etmemiz öğretiliyor ve biz bunu yapmayı çok seviyoruz. Sorun şu ki, çoğu danışanın düşünmek için zamana ihtiyacı var ve o alana sahip değiller. Sessizlik süresi bir koç için rahatsız edici olduğundan, bu zamanı bizim yanımızda da bulamıyorlar. Son cevabın hemen ardından bir sonraki büyük sorumuzu sorabileceğimize inanıyoruz, bu da bizi gerçekten danışanımızla birlikte olmaktan uzaklaştırıyor. Bulduğum şey, beklemekle (size rahat hissettiren süreden daha fazla) danışanın söyleyecek daha fazla şey bulması ve konuşmanın daha derine inme ihtimalinin olduğu. Koçlukta sessizliği sürdürmek, bir koçun sahip olduğu en güçlü araçlardan biridir (ve aynı zamanda en zorlarından biridir).

3. Gerçekten direkt olmamak.

Bir danışana gerçekten duymaları gerektiğini düşündüğümüz şeyi söylediğimizde; onu incitmekten, kalbini kırmaktan ve hatta bizimle çalışmayı bırakmasından korkarız. Yani gerçekten söylenmesi gerekenleri söylemek yerine, sözlerimizi biraz yumuşatırız, böylece danışanımızın onları duyması daha kolay olur. Ne yazık ki sözlerimizi yumuşattığımızda, üzerinde çalışacağımız duygunun yanlış yönünü seçeriz. Kullandığımız kelimeleri yumuşatmamız gerekir, ancak mesajın kendisini DEĞİL. Örneğin “Bir sahtekar gibisiniz” demek rahatsız edici ve yargılayıcı olur. Öyleyse, “Gerçekleri söylüyor gibi görünmüyorsunuz” demeyi seçebiliriz.  Ancak bu cümle aynı mesajı iletmiyor. Hem mesajı aynı şekilde iletmek hem de kelimelerimizi yumuşatmak için, koçluk sırasında “Kendinizi gerçekten ifade etmiyormuş gibi görünüyorsunuz, bir sahtekar gibi” diyebiliriz.

4. Kapalı uçlu sorular sormak, koçluk soruları sormamak

Sıklıkla koçların evet / hayır soruları sorduğunu duyuyorum. Bunlar harika sorular olabilir, ancak danışanınızın düşüncelerini derinleştirmesine izin vermezler. Örneğin “Ne istediğinizden emin misiniz” yerine, “Başka ne isteyebilirsiniz?” yönlendirmesi yapılabilir. Koçluk sırasında evet / hayır soruları nadiren iyidir, çünkü devam etmek için izin isterler. Burada danışanın tam olarak hangi yöne gideceğine karar vermesi gerekir. Örneğin “Korkularına rağmen seçenekleri araştırmaya istekli misin?” veya “İlerlemeye devam etmek ve isteklerini elde etmek ister misin?” Hemen hemen her fırsatta, açık uçlu sorular (nasıl) çok daha fazla veriyi ortaya çıkarır ve daha güçlü bir takip sorusu sormanıza yardımcı olur.

5. Rotayı kaçırdıktan sonra koçlukta sohbete devam etmek.

Danışanınızın sessizleştiği ve bir anda “Şu anda çok daha iyi hissediyorum, gerçekten anlıyorum” dediği bir konuşmayı düşünün. Burada koçun, danışanının duygunluk noktasında olduğunu ve bu noktadan başka bir şey alamayacağını, danışanını onurlandırması gerektiğini anlaması gerekir. Bu noktada doğru soruları sormak ve zamanda kayma yaşamadan konuşmayı doğru şekilde takip etmek son derece önemlidir.

6. Konuşmadaki baskı noktasını bulamamak.

Her koçluk konuşmasında, terazinin dengelendiği bir an gelir. Yani danışan, istediğini iddia ettiği şeyin etrafında korkunun olduğunu gördüğü bir yere ulaşır. Ancak, neyin doğru çalışmadığına işaret etmek bizim görevimizdir. Ve bu noktada, danışanın nasıl devam etmek istediğini seçmesi gerekir. Bir danışanın ileri gitmek istediği her adımda, bir şey onu rahat bölgesine geri gönderir. Tipik olarak, istediklerini aldıkları sonuçlarla ilgili yanlış fikirleri vardır. Örneğin “CEO olmak istiyorum ama genel müdür yardımcısı olarak geride kalmaya devam ediyorum”. Danışana CEO pozisyonu ile ilgili ne düşündüğünü sorduğumuzda, bu pozisyona dair olumsuz fikirlerle dolu olduğunu görebiliriz: “en tepede yalnız olmak”, “fikir üretmek için zamanlarının olmaması”, “aileleri ile hiç vakit geçirememeleri” vb. Koç olarak, bunların hiçbirinin doğru olmadığının farkındayız ve danışanımızın bu yanlış fikirleri ortadan kaldırmasına yardımcı olmak bizim görevimiz.

7. İşe yaramayan %1’lik alana odaklanmamak.

Koçluk görüşmelerimizde “çoğu zaman işe yarıyor” ifadesini duyarız ve koçlar genel olarak neyin işe yaradığını konuşma eğilimindedir. Ancak çalışmayan kısım, bir değişimin gerçekleşmesi için üzerinde çalışılması gereken yerdir. Bu noktada hala çözülmemiş, tamamlanmamış olanın ne olduğunu sormamız gerekir. Bunu yapmadan, danışanın gerçekten devam etmesine yardımcı olmak için önemli bir fırsatı kaçırıyoruz.

8. İçgörüler yerine koçluk kurallarına aykırı çözüm veya tavsiyeler sunmak

Genellikle kendimizi danışanımıza ne yapacağını söylemek istediğimizi bulduğumuzda, bunun nedeni hikâye / kelimeler arasında sıkışıp kaldığımız, tüm insana bakmadığımız, ancak sadece elimizdeki duruma odaklanmış olmamızdır. Danışanımıza henüz düşünmemiş olabileceği öneriler sunarak yardımcı olmak isteriz. Bununla birlikte, güçlü bir soru sorarak, onun kendi başına daha geniş kapsamlı düşünmeye başlamasını ve kendisi için daha iyi bir çözüm bulmasını sağlayabiliriz. Önemli olan, danışanımızı daha iyi olan seçeneği görmekten alıkoyanın ne olduğunu anlamaktır.

9. Koçluk sırasında yanlışlıkla kendi gündemine sahip olmak.

Bir danışan seçenekler sunduğunda, bazı koçlar öğelerden birini seçip daha fazla bilgi isteyebilir. Bunun yerine, danışanımızın tüm seçimleri yapmasına izin vermeliyiz. Aksi takdirde, bu bizim gündemimiz ve bilmek istediklerimiz haline gelir.

10. Tarafsız olmamak ve sonuçtan kopmamak.

Koçlar çoğunlukla danışanlarının ilerleme kaydetmesine yatırım yapar. Bu, çoğu zaman harika koçluğa giden yoldur. Gerçekten ustaca koçluk yapmak ise, konuşmanın veya ilerlemenin nerede sona ereceğini bilmemek ve basitçe danışanın cevaplarını takip etmektir. Gerçekten merak ettiğiniz bir soru sorduğunuzda, cevabın iyi olup olmadığından ziyade, cevabın ne olduğunu öğrenmek istemeniz gerekir. Konuşma boyunca, bir koçun tamamen tarafsız kalması önemlidir. Danışanın anlattıkları ile ilgili gerçekten nesnel olun. Bir yargı veya görüşünüz su üzerine çıktığında, danışanınızı bu seçimi yapmaya motive eden duyguyu görmenizin zamanı gelmiş olabilir.

Yukarıdaki koçluk hatalarına dikkat etmeniz koçluğunuzu daha üst bir seviyeye çıkaracaktır.

TÜM EĞİTİMLER