Bu işi yapay zekâ ile daha hızlı yapabilir miyiz?
Bir şeyi fark ediyor musunuz?
Son yıllarda güçlü bir şekilde değişen bir şey var. Fabrikaların bacaları, ofislerin ışıkları, bilgisayarların ekranları aynı görünüyor. Ama içeride olan şey artık eskisi gibi değil.
Eskiden verimlilik dediğimiz şey, daha çok insanın daha çok çalışmasıydı. Daha fazla masa, daha fazla çalışan, daha fazla mesai… Ekonomi böyle büyürdü.
Bugün ise çok farklı bir dönemin eşiğindeyiz.
Yapay zekâ ile birlikte ilk kez insanlık tarihinde hiçbir zaman olmadığı kadar şu mümkün hale geliyor:
Çok daha az insanla daha fazla iş üretmek.
Bir yazılım geliştirici, eskiden haftalar süren bir işi birkaç günde bitirebiliyor.
Bir tasarımcı, bir günde onlarca fikir üretebiliyor.
Bir araştırmacı, binlerce sayfalık bilgiyi saatler içinde analiz edebiliyor.
Yani mesele artık daha çok insan değil.
Mesele insanın aklıyla makinenin zekâsının birlikte çalışması.
İşte tam bu yüzden Ocak ayında açıklanan bir veri aslında sandığımızdan daha derin bir anlam taşıyor:
Türkiye’de işgücü azaldı. Bunu daha önce Pandemi zamanında görmüştük.
Bu veriyi sadece ekonomik bir sorun gibi okumak kolaydır. Ama belki de daha büyük bir dönüşümün küçük bir işaretiyle karşı karşıyayız.
Çünkü verimlilik anlayışı değişiyor.
Eskiden bir şirket büyümek istediğinde ilk yaptığı şey daha çok insan işe almaktı. Bugün ise aynı şirket önce şu soruyu soruyor:
“Bu işi yapay zekâ ile daha hızlı yapabilir miyiz?”
Ve çoğu zaman cevap evet oluyor.
Bu durum elbette bazı endişeleri de beraberinde getiriyor. İnsanlar haklı olarak soruyor:
“Eğer makineler daha çok işi yapacaksa, insan ne yapacak?”
İnsanlık kesinlikle yeni yollar bulacak. Yeni meslekler, yeni roller, yeni anlamlar ortaya çıkacak.
Ama asıl mesele şu:
İnsan kendini yeniden tanımlayabilir mi?
Çünkü yapay zekâ çağında değerli olan şey sadece çalışmak olmayacak.
Düşünmek, anlamak, ilişki kurmak, yaratmak… bunlar daha da kıymetli hale gelecek.
Belki de önümüzdeki yılların en önemli sorusu şu olacak:
İnsan ne kadar çalıştığıyla değil ne kadar anlam ürettiğiyle değerli bir hale gelecek.
Dr. Umut Kısa