Koçlukta Markalaşma

Pandemi süreci ile birlikte tüm dünyada birçok mesleğin işleyişi değişti. Meslekler ile ilgili araştırma yaptığınızda geleceğin en trend meslekleri yada kaybolan meslekler gibi haberlerle karşılaşmış olabilirsiniz. Pandemi belki de bu konuyu oldukça hızlandırmış olabilir.

Bugün 100 farklı ülkede 25 bini aşkın koçluk federasyonuna ( ICF ) bağlı profesyonel koç var. Genellikle öğrenci ve kariyer koçluğu daha çok duyulmuş gibi görünmekte olmasına rağmen aslında çok fazla koçluk uzmanlığı var. Türkiye’de ACTP program düzeyinde eğitim veren 20’ye yakın okul/ akademi var. Ve pandemi ile beraber online eğitimlerin artması, önümüzdeki yıllarda koç sayısının artacağını gösteriyor.

Koçluk mesleğinin yayılması ve güçlenmesi adına elbette güzel haber. Ama asıl merak edilen ve eminim ki mezun olacak ya da olmuş olan koçlarda ortak düşünce;

‘Nasıl müşteri bulabilirim?’

Koçluk yolculuğunda tecrübelenmek için sürecin başında ile/ arkadaş gibi çevreden beslenildiği gibi, profesyonel koçluk içinde genellikle birçok kişi yine benzer referanslarla tanıdıkları üzerinden devam ediyor. Ancak bu referansın sürekli olması içinde aslında koçlukta uzmanlık devreye giriyor.

Bu konuda öncelikle koçlukta sunmak istediğiniz uzmanlığı ve hedef kitleyi belirlemeniz oldukça önemlidir. 

Koçluk mesleğinin tarihsel geçmişine baktığınızda bu oluşumun kurucuları arasındaki isimlerin o kadar da kolay olmayan işleri başardıkları göreceksiniz. Teknoloji, internet gibi ulaşım kanalları yok. Üstelik o yıllarda destek alabilecek çevresi bile nerdeyse kısıtlı. Ama koçluk mesleği, kazançları ve başarıları günümüze kadar gelip uzanmış.

Bugün sizlerde başarılı olma konusunda eminim iddialısınız ve bunun için donanım sağlıyorsunuz. O zaman cevabını yenilemeniz gereken iki soru faydalı olabilir.

  1. Koçluğu ne için yapıyorsunuz?
  2. Kariyer mi? Para mı?

Bu soruyu şu yüzden anlamlı ve güçlü. Birçok akredite eğitim veren okul nasıl koçluk yapılacağını öğretiyor olsa da kime koçluk yapılacağını ve koçluğu profesyonel olarak nasıl yapacağını aktaramayabiliyor. Koçluk ile beraber sürekli gelişim ve eğitim ruhu zaten kabul edilmiş gerçek. Ama bunun öncesinde koçluk ile ne yapmak istiyorsun cevabı gelmeli.

Ne yapmak istediğini, onu nasıl yapacağını, diğerler koçlardan neyi farklı yapacağın gibi seçenekleri belirlemeniz çok önemli. Türkiye’de gerek akredite gerekse farklı eğitim kurumlarından eğitim alarak koçluk yapan önemli bir kitle var. Bu kitlenin içerisinde unvan ve uzmanlığı olan koçların pazarda güçlü oldukları ise tartışmasızdır.

Bugün koçluk ile ilgili herkesin vizyonu farklı olabiliyor. Ülkemizde her alanda, çalışabilecek koçlara ihtiyaç olduğunu düşünenlerdenim. Hepimiz koçlukta başarılı olmak ve kazanmak istiyoruz. Ama bu yolda yeterli emeği veriyor muyuz?

Aslında koçluğu ister bireysel ister kurumlara sunacak olun, sektörde farklı olabilmek için kişisel markanızı oluşturmaktan bahsetmek istiyorum. Bir an olsun kendinizi, çok başarılı ve tanınan koçlar gibi düşünmenizi istiyorum.

Peki, aklınıza gelen bu koçların başarı hikâyelerini hiç araştırdınız mı? Nasıl bugün herkesin tanıdığı ve takdir ettiği koçlar haline

Bugün hemen hemen hepimizin kullandığı sosyal medya hesapları bile artık marka olabilme konusunun içinde yer almaktadır. Hiç internet arama motorunda adınızı soyadınızı yazıp, çıkan sonuçlara baktınız mı?

Kendinizi markalaştırarak gerçek ve benzersiz özelliklerinizi ortaya çıkararak herkesin görmesini sağlayabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarınız bunun için güçlü şekilde kullanabilir. Hatta bir web sitesi kurarak, çalışmak istediğiniz hedef kitle, koçluk araştırmaları, gelişmeleri ve bunlarla ilgili görüşlerinizi yazabileceğiniz blok oluşturabilirsiniz. Çünkü artık akılda kalıcı olabilenler ile göz önünde olanlarda kazanıyor. Ve bugün nerdeyse tüm markalar hedef kitlesi karşısında unutulmamak için çok büyük bütçelerde ajans ve reklam çalışmaları yapmaktadır. Kendi markanızı oluşturmanız seçeceğiniz hedef kitle karşısında daha yüksek kariyer ve kazanca sahip olmanızı da sağlar.

Markaların temelde belli özellikleri vardır. Ve bunlar kişisel markalarda da artık aranmaktadır. Bu özelliklerin başında;

  1. Profesyonellik ve Uzman Bilgisi
  2. Saygınlık
  3. Başarı Geçmişi/ Tecrübe

Koçlukta markalaşmayı kişisel imajınız gibi görmelisiniz. Marka değeriniz arttıkça diğerlerinden farklılıklarınız ön plana çıkacak ve kendi alanınızda uzman bilginiz ve çözümleriniz ile saygınlık kazanabileceksiniz. Böylelikle başarılarınız artacak ve koçluk kariyerinizi güçlendirebileceksiniz.

Tüm bunları gerçekleştirirken gerçek ve samimi olmanız çok çok önemli. Çünkü eşsiz ve size ait olması, bir başkasının yaptığının benzerinin olmaması lazım. Çok bilinen bir söz vardır ‘Taklitler, aslını yaşatır’ diye. Bu söz marka konusunda oldukça önemli.

Uzun yıllar kalıcı, akılda olmanın en büyük sırrı kalite, dayanıklılık ve gerçekliktir diye tanımlıyorlar. Ama bunların dışında aslında en önemli kriter yakın çevrenizin sizle ve yaptığınız işle ilgili ne düşündüğüdür. Aslında sizi markanız kendi isminizdir.

Chris Ducker’ın Youprenur ve Michael Port’un Marka Olmak İstiyorum kitaplarını okuduğunuzda kişisel marka ve hedef kitle konusunda tüm bildiklerinizi değiştireceğinizi söylemek isterim. Yaptığınız işlerde en önemli gücün sizin yaptığınız işi iyi bilen ve anlayan çevrenizde ki tanıdıkların olduğunu duyacaksınız.

Port Kişisel markanın üç unsurunu;

  1. Kimim ve Ne Yapıyorum
  2. Neden Bunu Yapıyorum
  3. Sloganınız

Bunlara tam ve net cevap verdiğinde aslında hizmetin ve markalaşmanın başladığını söylemektedir.

Marka, sizin beceri ve yeteneklerinizin tanınmasını sağlamaktadır. Dünyanın sizin gerçek ve güçlü yönlerinizi görmesine izin verin, bu sizin hatırlanmanızı sağlayacaktır.

İşinin en iyisi olmak için çalışın.

Ender ERMİŞ, PCC

Yorum yapın